Tacettin Fidan

 Kumruya Hitap



1. Hal Faslı


Göklerin sahibi!

Keder mi döktün buralara?

Çizdiğin dairelere baktım aşağıdan

Rüzgarlar tüylerinle saz çalıyor, acı acı

Olsa gerek, seninde hüzünlerinin bir sebebi

Dövünen anne babana mı hıçkırıkların?

Galiba yanlış yerde arıyorsun sevdiklerini

Besbelli, onların çoktan kırılmış kanatları

Ey kuş!  Sende benim gibi bir fanisin

Burada can veren bir daha buradan kalkamaz

Hadi sende derinden bir of çek

Nerelerdir acaba senin mekânların, yörelerin?

Bir of da bizim İstanbul'a çek

Hani o denizinde yüzdüğün,

Gölgesinde, rüyalarında uyuduğun,

Envai çiçeklerini kokladığın,

İncir, erik, ayva ağaçlarında sallandığın,

İlkokulunda nefis kötekler atıp yediğin -

Yer ver bakalım mektebine hasretin

Dalgalansın derdin bayrak gibi bulutlarda

Aç şu güzel kanatlarını, dalıver bulut göllerine

Debelen bir türkü gibi, her tarafını yıka

Tekrar fırla tepelere, yeniden kanatlan

Böylece selam ver cümle aleme

Terennüm et kendi nağmelerinle





2.  Kimlik Faslı


Gökkuzgunu!

Göklerden şelâleler dökülüyor

Hüzün nehir gibi akmış gözlerinden

Uzun, uçurumlar var yanaklarında

Nedir bu alâmet?

Melek misin, iblis misin sen, o kulelerde uçan?

Düşman hükmüne girmeyen ufuklarda

Pes yok ki göklerin vahşetlerine

Yer bulmamalı ova ve sahillerimizde

Hayır, olmaz demeli, beddualı nesle ve kölelik avuntusuna

Bize sinsi ve simsar nesil yakışmaz, zira sebatlıyız

Bakma, ani şahinimsi sıçrayışlarımıza

Bizler, ezelden güzel ve sabırlıyız

İçimizde, ta derinlerde, 

Adeta bebek gibi birer yavruyuz

Kuzu gibiyiz, kuzu

Merhamet kuyusundan kaynaklanır suyumuz

İşte budur sırrımız ve hikmetimiz!

Duyuyor musun mahzun kuş?  Dine gel, dine!

Biz Türkler, aslen ve esasında pekâlâ iyi insanlarız





3. İstikamet Faslı


Bereketim!

Dehşet denen şey senden korkmuş galiba

Ardında bıraktığın dümen esintisiyle havalanıyorum

Tırmanıyor bulutlu dağlara heyecanlarım

Ayaklarım hiç yere değmiyor artık, seninle uçuyorum

Islık çalıyoruz birbirimize

Anlaştık

Toprak ile gökyüzü barıştı

Kuş balığa sevdalandı

Belki düğün var yakında

Olmaz olan şey oldu

Evliyalar ilahiler söylüyor renkli ve ateşli

Gök gürleyecek seslerine sazların

Zevkli, uyumlu, uyaklı sesler duyuyorum yükselen

Dağılıyor kâinata ahenkleri

Sen bana yol açacaksın şu bulut dalgalarında

Pamuk tütsülerini aşıp ulaşacağım kıyıya

Birlikte seyredeceğiz çarpışan gök yığınını

Derinliklerinde coşacağız

En müsait dalgalarında yüzeceğiz

Yelkenli gemiler gibi, bu gök yolculuğumuzda

Süzüleceğiz, içimizde sönmeyen kutsal ışığa





4. Yerleşme Faslı 


Güvercinim!

Bir gün dolaştığın mavi göklere varacağım

Paytonumla meşale gibi doğru sana

Ta bulut çardaklarının üzerinden

Gönül sancağımın şulesiyle

Çocukluk vaktime uğrayacağım

Masum arkadaşlarımı bulunca

Tekrar yüzüm gülecek

O eski peski yeşil minderime yerleşince

Etrafa memnuniyet serpeceğim

Yeniden parlayacak bu aşk feneri

Eriteceğim kederlerimi ışığında

Bulutlar yüzük gibi dağılacak bir o yana bir bu yana

Ümitler akacak yarınlara

Kumrugiller meleği!

Selam olsun şanlı ilhamına













© 2015 - Tacettin Fidan

Make a free website with Yola